Kitaplıktaki tüm dini kitapları okudum, fakat kafam daha da karıştı. Yanlış olan bir şey vardı.

Herkese merhaba. Ben kendimi bildim bileli başımı kapatıp 20 yaşında başını açan birisiyim. Öncelikle ailemi anlatayım. Babam üniversite mezunu ve çağdaş görünümlü bir baba gibi görünen, ama aslında her şeyimize karışan birisi. Annem ilkokul mezunu ve babamın ona çektirdiklerini anlayamayacak kadar zayıf (babamdan 12 yaş küçük ve 16-17 yaşında evlenmiş bir kadın olduğu için) bir kadındı. Çocukluğuma dair tek hatıram, dini sohbetler ve camiydi. Annem başını kapatmıyor ve namaz kılmıyor diye babam hor görüyordu. Neyse biz bir şehre taşındık. Babam cemaatinden birinin eşiyle annemi tanıştırıyor, annem namaz kılmaya başlıyor ve başını kapatıyor. Ben de o ortamda yetişiyorum tabi. Memur çocuğu olanlar bilir, çocuk yaşta sürekli taşınılırsa çocuğun arkadaşı pek olmaz. Benim de o cemaatin fertlerinin çocukları dışında arkadaşım olmadı. Yazın Kur’an kursu, kışın dersler ve dini sohbetler derken ben 13 yaşında kapanmayı istedim. Regl bile olmamıştım, ama bunun doğru olduğunu düşündüm.13 yaşında(!).

İstanbul’da iyi bir Anadolu Lisesi kazandım. Liseye başladığımda çevremde herkese sanki şeytan görmüş gibi bakıyordum. Çünkü mini etek giyiyorlardı ve erkeklerle konuşuyorlardı. Okul dışında gördüğüm kişiler dışında, okulda kimseyle konuşmuyordum. Bunlar olurken biyoloji derslerinde gördüğümüz konular benim dikkatimi çekiyordu ve cemaat hocalarıma soruyordum. En sonunda bıkmış olmalılar demek ki, bana dinde çok soru sormanın yanlışlığı üzerine ders/nasihat vermişlerdi. O olay benim kafamda değişikliği sağlayan ilk şeydi. Soru sormaya devam ettim. Bir kitap okuduğum zaman ne okuduğuma mutlaka bakarlardı. Bana dini kitapların hepsini bitirmeden diğer kitapları okumanın faydasız olacağını söylemişlerdi. Kitaplıktaki tüm dini kitapları okudum, fakat kafam daha da karıştı. Yanlış olan bir şey vardı, ama ben söyleyemiyordum. Ne aileme, ne arkadaşlarıma, ne de kendime. Üniversiteyi kazanınca kurtulacağımı düşündüm. Şehir dışı üniversite hayalleri kurdum. Sınav sonucum açıklandı. Tercih listesine babamın cemaati nereyi istiyorsa orayı yazdık. Şehir dışı olmuştu fakat, artık cemaat yurdunda kalıyordum. Yurttan ayrılmak için her yolu denedim ama ailem öz kızlarına inanmak yerine o yalancı müsveddelere inandı. Ben 1.5 yıl kaldıktan sonra annem beni ziyarete geldiğinde, fare deliği gibi yerde kaldığımı görünce babamla konuştu ve yaşadığım şehre taşındılar. O fare deliğinde kalmadığım için mutluydum. Ailemle yaşamaya başlayınca eski hale dönmüştüm ama ben kafamda hala inanmadığım bir simgeyi taşıyordum. Bunu aileme söylemek için 1,5 yıl bekledim. Bir yaz günü anneme anlattım. Ağlayıp “namazlarını kılmanı istiyorum” dedi. Başka türlü kabul edemezdi, o yüzden olur dedim.

Babama anlattık. Kızdı ama bir şey demedi. Benim yaşadığım şeylerden dolayı bunalıp yaptığımı düşünmüş olabilir, bilemiyorum. 1 yıldır başım açık ama hala agnostik-ateist olduğumu söylemedim. Bunun sebebi ise gittiğim psikiyatrisin bana “ailenle yeterince çatışma yaşamışsın, kendine ait hayatını kurduktan sonra istediğini yaparsın” demesiydi. İş arıyorum, ama bulana kadar babamın saçma baskılarını görmezden gelmeye devam edeceğim. Beni ve annemi zamanında defalarca evden kovmuş, tehdit etmiş biri olarak şu an yaptıkları masum kalıyor desem yeridir. Psikolojik ve ekonomik şiddet de, şiddetin bir parçasıdır. Bunu kimse unutmasın.

Not: İçimden ne geliyorsa yazdım, düzeltme ve bakma ihtiyacı hissetmedim. Gerekli yerleri düzenleyebilirsiniz. Başarılar.

Paylaş:

Comments (4)

  1. Yaşadıkların benimkiyle çok benzer ama ben hala başımı açamadım malesef.Cesaretin beni çok etkiledi seni tebrik ederim.Umarım hep olmak istediğin gibi yaşarsın.

    • Tesekkur ederim. Umarim senin icin de guzel gunler gelir. Zaman ve calismak her seyin ilaci. Kendine guven ve yolunda adim adim ilerle 🙂

  2. HALİT YAŞAR

    ALLAHA İNANMAKLA YOBAZ SÜRÜSÜNÜN VE OLUŞTURDUKLARI DÜŞÜNCESİZLİK İKLİMİNİN İNSANLARA DAYATTIKLARINA İNANMAK BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLI ŞEYLER BU İKİSİNİN FARKINI GÖREBİLMEK İÇİN BİR ŞEYLERİ YAŞAMAK ŞART VE MAALESEF İNSANLAR BİRÇOK ŞEYİ ANCAK VE ANCAK ZOR YOLDAN ÖĞRENMEK ZORUNDA KALIYOR AMA BELKİ BÖYLESİ DAHA İYİ DE OLABİLİYOR ÇÜNKÜ İNSAN GERÇEK OLGUNLAŞMAYI VE O GÜZEL METAMORFOZU ANCAK BU ŞEKİLDE BAŞARABİLİYOR SİZİ YÜREKTEN KUTLUYOR VE AYDINLANMANIZIN DEVAMINI DİLİYORUM DARISI DİĞER TALİHSİZ KADINLARIMIZIN VE KIZLARIMIZIN BAŞINA

    • Büyük harflerle yazılmış bir şey görünce ilk başta hakaret edildi zannettim, birazcık korktum :). Dediklerinize sonuna kadar katılıyorum. Ben inançsızlığı seçene kadar çok okudum ve çok zaman kaybettim. Bu zaman kaybında ilgi alnım olan doğa bilimleriyle ya da teknolojiyle ilgilenseydim şu an profesyonel olarak para kazanabilirdim, aileme muhtaç yaşamazdım. Dinin bana verdiği zehri hala üzerimden de atamıyorum(Bu görüş bana aittir. yalnızyürümeyeceksin oluşumuyla alakası yoktur). Mesela hala içimde ölünce yok olmama isteğini taşıyan bencil bir yapı var. Ama tecrübe her zaman önemlidir. Yaşadıklarımı ileride ne kendi çocuklarıma ne de başka çocuklara yaşatmamak için elimden geleni yapacağım. Bunu da yasaklayarak yapmayacağım/yapmayacağız. Aksine konuşarak ve eğitimle aşacağız. Ben inanıyorum siz de inanın. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir