Eteğim hafiften dalgalanırken, tadını çıkaracağım özgürlüğün.

Nereden başlayacağımı bilmiyorum… Böyle bir platformu daha önce keşfetmeliydim.. Herkesin yazdıklarını okudum, defalarca okudum ve ağladım.

5 kız kardeşiz, ben 3.yüm. Ablamların başörtüsü baskısıyla büyüdüğünü gördüm. En büyük ablamın başörtüsü yasağı bahanesiyle başörtüsünü örtmediğini ama üniversiteye geçince menzil tarikatına katılarak okuduğu İngilizce bölümünü terkedip Arapça’ya geçtiğini ve nasıl dindarlaştığını gördüm. İkinci ablamın senelerce baskı altında yaşadığını gördüm. Çok direndi güzelim. Kırdılar onu. Çok kırdılar. Şimdi tüm bu normlara uyum sağlamış birisi ama hep içinde o güzel genç kızın yapamadığı her şeyin acısı var. Defalarca evden kaçtı, defalarca azar işitti, takip edildi. Tüm bunları bir çocuk olarak izliyordum. Lise tercihlerimi gittiğim Anafen dershanesi yaptı. Beni İHL’ye yazdırdılar. Zaten bu konularda bir fikrim yoktu ve babamı mutlu etmeyi çok sevdiğimden, şimdiye kadar ki tüm başarılarımı onun için yaptığımdan, benim için uygun gördükleri her şeyi kabul etmeye hazırdım.

Babam liseye geçince artık kapanmam gerektiğini söylemedi bana ama biliyordum sanki. Hissediyordum, ablamın başına geleceklerinin bana da geleceğini. Korktum ve babamı da mutlu etmek için korkumu bastırdım. Onlar demeden kapandım ve onların isteyecekleri evlat oldum. Namaz kılardım, derslerim çok iyiydi. Tam bir örnek evlattım ve babamın mutluluğu beni de mutlu ediyordu. Çocukluğumdan beri kitaplara karşı yakınlığım vardı, sürekli okurdum. Lisede genç kurgu romanlarını deli gibi okurdum ve orada bulduğum cinsellik beni çok korkuturdu, ama yine de okurdum çünkü tüm hayatım boyunca cinselliğin adı geçmeyen evimizde bu kitaplar benim için gizemli ve değişikti. Annem asla kitaplarımı onaylamadı. “Gavur kitabı bunlar Kuran oku” derdi. Zamanla kurgu romanlarını bırakıp daha çok felsefi ağırlıklı romanlara geçiş yaptım. Her şey o romanlar sayesinde başladı. Asla sorgulamadığım şeyleri sorguluyordu bu insanlar. Filozoflar fikirleri için ölüyordu ve bense, benim hiçbir fikrim yoktu. Ailemin verdiği fikirleri deli gibi savunurdum. Lise 3. sınıfta bir sevgilim oldu ve onunla cinselliğimi keşfetmeye başladım. Cinselliğimi keşfetmemle birlikte bir ben bir de öteki ben oluştu. Ben bunu istiyordum ama bunu yaparsam asla babamın istediği evlat olamazdım, beni asla sevemezdi. Öğrenseydi kahrolurdu. Yavaş yavaş cinselliğimi keşfetmeye ve artık bunu yaptığım için utanmamaya başladım.

Mastürbasyon yapmayı öğrendim ve bunu çok sıklıkla yapmaya başladım. İslam’a göre kadınların bunu yapması uygun değildi ama erkekler bazen yapabilirdi çünkü onların ihtiyaçları önemliydi. Daha o zamanlardan beri böyle bir kaidenin ancak bir erkek tarafından oluşturulabileceğini, çünkü kadınları tanıyan birisinin onların da ihtiyaçları olabileceğini bilmesi gerektiğini düşündüm. Asıl ben sorgulamaya, kendini keşfetmeye devam ederken öteki ben deli gibi ders çalışıyor, aynı zamanda ailesine mükemmel gözükmeye çalışıyordu.

Sınav dönemimde kadınların muhafazakar sülalemde olan rolleri canımı sıkmaya başlamıştı. Kadın itaat edendi, ev işlerini yapandı, çocuk bakandı ve kocası onu aldatsa bile eşi olmaya devam edendi. Onlara baktığımda gördüğüm şey din ve kültürlerince belirlenmiş bir çember içinde yaşadıklarıydı ve bu bana uyurgezer insanları hatırlattı. Ne yaptıklarını bilmiyorlardı ve öyleyece dolanıyorlardı ve ben de öyleydim. Çalışma masama oturdum ve kendime çemberi kırmam gerektiğini söyledim. İçimden bir ses çığlık atıyordu ama neden çığlık attığını bilmiyordum. Evet sorguyordum ama beynimdeki bir sis tabakası asla cevaplara erişmeme izin vermiyordu. Asla yanıtlayamadığım soru, Allah’ın insanları neden yarattığıydı. Tarikatçı ablamın verdiği cevaplar beni tatmin etmedi, hatta daha da kötüleştirdi, çünkü Tanrının egoist, bencil ve ruh hastası olduğunu düşünmeye başladım.

Sınavdan iyi bir puan aldım ve iyi bir bölümü şehir dışında kazandım. Sülalemde ilk kez iyi bir bölüm kazanan, tek kişiydim. Herkesin gözü bendeydi. Babam çok gururluydu. Şehir dışına çıkmamı istemediler ama başka şansım olmadığına bu bölümün çok iyi olduğuna ikna ettim onları. Üniversitede ilk kez doğru düzgün felsefe dersi aldım. Din felsefesi dersinde resmen şok geçirdim. O kadar haklıydı ki. Özellikle kötülük sorununa mantıklı bir cevap bulamadım. Asla bulamadım. İçten içe Tanrı’ya karşı kötü bir izlenimim vardı ama asla dile getiremiyordum. Bir sene sonra bir ateiste aşık oldum. Düşüncelerimizi karşılıklı aktardık, sohbetler ettik ve ben karşımda gerçekten düşüncelerini ifade eden cesur birisini görünce bundan güç aldım. İslam’ı araştırmaya başladım. 2 ay sonra inançsız oldum ve ipin ucu burda koptu. Aynaya her baktığımda olmadığım bir kişinin yüzünü görüyordum. İnsanların tanıdığı ben ve asıl ben çok farklıydık ve ben öylesine istiyordum ki insanların aslında olduğum kişiyi tanımasını. Asla aileme açılmak istediğimi söyleyemezdim, asla. Deli gibi korkuyordum. Dindar 2 kız kardeşim vardı ve ailemde o tarikat virüsüne senelerdir bağlıydılar. Neyse ki asla bulasmamistim o tarikata. Yaklaşık 3 ay boyunca olmadığım biri gibi göründüm. Artık aldığım nefes bile beni boğuyordu. Dayanamıyordum. Aynı bedende iki kişi yaşıyordu. Aldığım psikoloji eğitimi de inançsızlığımı iyice pekiştiriyor ve beni olduğum kişi olmaya teşvik ediyordu.

Bir gün gerçekten intihar etmeyi düşündüm. Ya edecektim ya da bu son bulacaktı. Ailemden nefret ettim ama bunun yüzünden ölmemi istemeyeceklerine kendimi inandırdım. Her şeyi planlamaya başladım. Nasıl açıklayacağımı, ne zaman nerede ve hangi kelimelerle. Şehir dışına okuluma gittiğimde bundan bir sene önce ikinci sınıfın 2 döneminde açıldım. İlk 2 hafta arkadaşlarımın uyum sağlamasını bekledim. Kardeşime gösterdim kendimi ve o beni asla kabullenmedi. Beni görünce bana bağırdı. Bunu asla unutamıyorum. Daha sonra bir gün dışarı çıktım ve soğukta oturdum. Donuyordum ve babamı aradım. Elimde söyleyeceklerimin yazdığı kağıt vardı. Diğer elimde de yazdığım bir şiir vardı. Bana cesaret veren yine kendi yazdığım şiiirdi;

“O saçlar bir gün uçuşacak!

Güzel bir deniz manzarası karşısında,

Eteğim hafiften dalgalanırken,

Tadını çıkaracağım özgürlüğün.”

Kendi benliğimin sloganıydı bu. Artık gerçek ben olmanın vakti gelmişti ve ellerim titriyordu. Her şey planlıydı. Babama beni kabul etmezlerse eve artık gelmeyeceğimi, kendim çalışıp hem de okuyacağımı söyledim ama bu çok zordu, yine de her şeyi göze almıştım. Eğer beni eve kapatırlarsa ya da beni okuldan almaya kalkarlarsa diye babamı polisle tehdit ettim. İlk kez onu tehdit ettim ve bu bana güven verdi. Bunları söylediğimde o da şansının kalmadığını anladı. Bir süre konuşmadık, beni herkes aramaya başladı. Babamın ve annemin sağlığının benim yüzümden bozulduğunu söylediler. İnanılmaz vicdan azabı yaşadım. 3 aya kadar kabullendiler. Babam beni eve çağırdı ve korkarak gittim. Önce ojelerime, sonra siyasi görüşlerimin ayrılığına kadar kabullendirdim onları.

Hala benim istedikleri kız olacağımı düşünüyorlar. Yine onlarlayken öteki benliğim devrede ama en azından olmadığım birisi gibi görünmüyorum. Asla inançsız olmadığımı söylemedim, söylemem de. Çünkü bunu yaparsam bunun sonuçlarını düşünmek dahi istemiyorum.

Asıl kendisi olmak isteyen kızlar; yapmanız gereken tek şey güçlü olmak. Gerçekten olmadığım biri gibi yaşamaktansa ölmeyi tercih ederdim. Tabii bu sakıncalı bir ifade. İntihar etmektense ondan daha az cesaret gerektiren şeyi, açılmayı başarabilirsiniz. Çünkü intihar bundan çok daha korkunç ve dönüşü yok. Unutmayın ki sizi sizden başkası kurtaramaz. Dişli olmazsanız sizi ezerler ve istedikleri kalıba sokarlar. Kendi hayatınızın devrimini yazın ve yönetin. Kimse ama kimse, aileniz dahi olsa sizi olmadığınız birisi olmaya zorlayamaz. Döngüyü kır. Kendin ol. Hep söylerim ve söylemeye devam edeceğim. Beni kitaplar kurtardı. Suyun altında dahi nefes almamı sağladılar ve beni yavaş yavaş yukarı çektiler. Sonucunda 4 kız kardeşten açılan yalnızca ben oldum. Küçük kardeşim dindarlaştı, İlahiyat bölümünü seçti. En küçük kardeşim 5 yaşında ve şu anda yaşıyorsam onun sayesinde. Asla o bataklıkta kalmasına izin vermeyeceğim. Siz de kendinize izin vermeyin.

Paylaş:

Comments (10)

  1. Kendisiyle iletişime geçme şansım var mı? Lütfen ama lütfen bana ulaşır mısın..

  2. İletişime grçebiliyorsak lütfen bana ulaş yardıma ihtiyacım var.. İnstagram:@wwalkingalonee

  3. agnostik kadın

    cesaretin ve zekandan dolayı seni tebrik ediyorum. harika yazmışsın

  4. başarı! umarım küçük kızkardeşinde hür iradesiyle seçimlerini yapabilir. Ona hep yardımcı ve destek ol. Cesaretin takdir edilesi…

  5. Birinsan

    Okuduğum hiçbir şiir bana bu kadar güç vermemişti. Lütfen ulaş bana: [email protected]

  6. Kendisini yetiştiren aileye ve onu ihtiyaci varken koruyup kollayan gelenekleri bataklık olarak nitelendiren bataklık zihniyetli insan.Kendin bataklığa gomulmussun bunun adiniysa özgürlük koymuşsun

    • Niye bu kadar kötüsün?

    • Bir ebeveynin başlıca görevi yavrusunu fiziksel ve psikolojik olarak tehlikelerden korumak ve onu kendi ayakları üzerinde durabilen, her bakımdan sağlıklı bir yetişkin olması için gerekli koşulları sağlamaktır. Psikolojik olarak travmalandırmak, intiharı düşünecek hale getirmek, kendi inançları doğrultusunda beynini formatlayıp bir zombiye dönüştürmek değil. Bataklıkta büyüyenlerin kendi bataklıklarını fark etmesi çoğu zaman çok zordur.

  7. Tebrikler.yaptığın iş cidden cesaret ister.zeki ve cesur olduğun belli.hayatında başarılar.

  8. Dikkat ettim bu proje platformda ” hikaye” anlatanlar aslında hiçbir zaman kapalı olmamamışlar.İnançlı ve hatta başörtüsü için hapse girmiş birisi olarak ” açılmanıza ” çok sevindim .Zaten yıllardır diyorum sizlerin başörtülü olmamanız gerekiyor.Aklıma Allah kendisinden razı olsun Hazreti Ömer’in bir uygulaması geldi ,çoğu kimse bilmez Hazreti Ömer cariyeleri örtünmelerine müsade etmezmiş .Özellikle zina eden cariyelerin .Onlar yüzünden hür iffetli örtülü kadınlara laf geleceğini gerekçesi ile cariyelerin örtünmesine karşı çıkarmış.Sizler ve sözde başörtülü bazı gürüh yüzünden toplumda gerçek başörtülülere saygı kalmadı .O nedenle sizin gibileri gördüğüm zaman ben şahsen ” iyiki açıldı ” diyorum ,hatta sizin gibi olup da hala başörtülü olan birini gördüğümde ”keşke açılsa ” diyorum .Sohbet ettiğimiz cahil gençler ” ama ağbi porno sitelerinde de başörtülülerin gizli çekimleri var ki ” demeye başladılar Bu vesile ile başörtüsünü porno sitelerine kadar düşüren sizlerin açılmanızdan duyduğum memnuniyeti tekrar belirtmekte fayda görüyorum.Son olarak ,kafasına bez paçası geçirip her haltı yiyen gürüha sesleniyorum ,lütfen örtülerinizi çıkardın ,Allah rızası için o kafanızdaki bez parçalarını çıkartın .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir