Ailemin çağdaş ve idealist insanların olduğu semtten kaçarcasına Başakşehir’e yerleşmek isteme sebebi benim kapanmamdı.

Bu benim aslında yıllar önce yapmamam gereken bir hatanın kurbanı olma hikayem. 20 yaşında İstanbul’da yaşayan bir kadınım. Evet ‘kadınım’, başörtülü olmam ilişkiye girmemi engellemedi…

Annem 28 Şubat döneminde babası bir subay, annesi ise dindar bir Anadolu kadını olan; kendi çapında annesinden öğrendiği ve İmam Hatip’te gördüğü din dersleriyle dindar olduğunu savunan biri. Babam ise taşrada, milliyetçilerin içinde yetişmiş, cumadan cumaya annemin dürtmesiyle laf etmesiyle namaz kılan bir insan. Benim bu kılıfa sokulma hikayem birçoğunuz gibi regl olunca başladı. 11 yaşımda İstanbul’un en harika okullarından, en çağdaş ailelerin çocuklarının olduğu okuldan çıkıp, Başakşehir gibi süslüman bir muhite gelince başladı. Zaten ailemin çağdaş ve idealist insanların çocuklarının olduğu semtten kaçarcasına Başakşehir’e yerleşmek isteme sebebi benim kapanmamdı…

Yıllar öncesinde bir tanıdığa övünür gibi; “Yani ben Başakşehir’e gelmesem, bu kız kapanmazdı. Eski muhitteyken İngilizce şarkılar dinleyip dans etmelere özenmeye başlamıştı.” demesi, her ay en az bir kere beynimde yankılanıyor. Ben 12 yaşından beri makyaj yapan, yaşıtlarından her zaman daha büyük ve olgun duran bir kadınım. Şu an 20 yaşındayım ve 14 yaşımdan beri kızıl saçlı, piercingi olan, dövme yaptırmak isteyen ve vücudundaki piercing sayısını arttırmaya çalışan biriyim. Gerek yaşam tarzım, gerek giyimim, dinlediğim müzikler, ilgi alanlarım ailemin istedikleriyle çok zıt. Yıllardır sigara içiyorum, alkol alıyorum. Daha bugün İstanbul’a gelmek zorunda kaldım, sebebi ise okumak için 5 ay önce gittiğim üniversitede devamsızlık yüzünden derslerden kalmam. Yıllardır babamın “Erkek arkadaşın olamaz, gece gezemezsin!” baskılarının altında, o her iş seyahatine çıktığında yaptığım gibi üniversite için gittiğim şehirde de gezmediğim mekan, gitmedigim yer kalmadı. Alkol, seks, gece hayatı, her şeyin içine girdim.

Üniversiteye ilk başlarken, lise yıllarımda sayısız kez anneme “Artık yeter açılmak istiyorum” desem de annem her seferinde “Hakkımı helal etmem, sütümü helal etmem” dedi. En son 5 ay önce söylediğimde ise, babam bana “Ne yaparsan yap, artık benim kızım olma” dedi. Ben 1 yıldır kışları şapka ile geziyorum. Burada haliyle ailem yok diye şapkayı bırak, o kızıl saçlarımı gösterip, bordo rujum, dar jeanim, topuklu botlarım, açık gerdanım ve deri ceketimle dolaştım. Kapalı olmam hayatta beni hep bir sıfır yenik başlattı, yapmak istediğim hareketleri sürekli “Türbanlısın sen, yapamazsın” kafası yüzünden erteledim, içime attım. En sevdiğim sanatçının alkollü bir mekandaki konserine “Kapalısın kanka, sen gelme” diyerek arkadaşlarım beni götürmedi. Arkadaşlarımla otururken herkes özgürce birasını yudumlarken ben kapalı olduğum için onları gıpta ile izleyip harika özgürlüklerini gördüm.

Giydiğim her kıyafetin üstüne bir fazlalık geçirmek beni artık mahvediyor. İnancım yok, annem ve babamın inancını yaşıyorum. Defalarca intihar denedim, psikolojik destek aldım, ilaç tedavisi gördüm. Cincilere götürüldüm, ama nafile, inanmıyorum. Savunmuyorum ve bu paçavrayla gezmek istemiyorum…

Beni bu durumdan kurtarın lütfen, ben başkaldırırsam taşralı babam başımı keser. Babam ağır ve katı kurallı, ona biat edip yaşamak beni mahvediyor. Çok sevdiğim kızıl saçlarım, piercinglerim ve yaptıracağım dövmemle en sevdiğim semtte, Kadıköy’de, salınarak yürümek istiyorum. Eğer bir Tanrı varsa, o harika deniz havasını benim saçlarımdan esirgemez. Türk dili ve edebiyatı okuyorum, okuduğum yazarlar bile beni sadece bunu düşünmeye itiyor. Bana yardım edin, ne diyeceğimi bilmiyorum!

(Görsel: Janet Hill)

Paylaş:

Comments (5)

  1. Prangasız

    Ekonomik bağımsızlığınızı kazanınca mutlaka açılın. Bundan daha iyisi hemen açılın. Erkek olduğum için tam anlayamıyorum sizi, ve 20 yaşındayım, bu yaşlarımız bir daha gelmeyecek. Bir daha bu kadar genç olamayacağız. Bir saat öncesi kadar genç olamayacağız. O yüzden ne olursa olsun mutlaka özgür olun. Lütfen. Sizi öldürecek kadar gerici olamazlar diye tahmin ediyorum. Evden kovarsa bile siz yine de özgür olun. Bunun tadı hiçbir şeyde yoktur.

  2. Derslerini sakın boşlama biran önce okulunu bitir ve ekonomik özgürlüğünü kazan.Bu kadar sabretmişsin birkaç yıl daha sabret. Okulun bitince ailen de mecburen seni olduğun gibi kabul edecek.Sakın hayat tarzında da aşırıya kaçma.Dozu kaçırma bizi de üzme.Tüm kalbimle mutlu bir yaşam diliyorum sana.

  3. Bana ulaşır mısın?

  4. Bir erkek olarak bu mucadelenizde yaninizdayım. Ekonomik özgürlüğün olunca ailenin baskılarından kurtulabilirsin. Ailenin görmediği mekanlarda açılabilirsin.benim de lisede tanıdığım 3 kişi vardı. Ve 3 ude aile zoruyla kapatılmışlardı. Okulda başörtüsü yasağı kalkmasına rağmen okulda açık geziyorlardı. Bir gün birisi beni dışarda gördü kapalıydı benden o kadar çok utandı ki. Onun bakışlarından anlayabiliyordum. Aileleri tarafından tutsak ediliyolardi. Üniversiteye geçince 2 si açıldı 1 tanesi hala kapalı aile baskısı en çok olan kişi hala kapalı ailesi şehir dışında üni kazandı diye yanına giden bir tip. Lisede babası hergun almaya gelirdi. Kısacası Tam bir hapishane hayatı yaşıyor…

  5. Bu konuda keşke destek verebilirsek tek diyebileceğim.Yurtdışına kaç o zaman kimse bulamaz sizi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir