Aşık olurken, başarırken “ben” nerede olacağım?

Aslında bu sitede dolaşmak birçok şey ifade edebilir. Başkalarının öykülerini merak etmek olabilir, kendinizden birer parça bulmak olabilir, nefret duymak yine de merak etmek olabilir.

Eskiden sessizce durup başkalarının öykülerinde kendi iç dünyama ulaşmak için ya da bir cesaret alma isteği ile girip tek tek okuyordum. Defalarca kez yazmayı düşündüm ama hep kendime bir vazgeçişin hiçbir zaman hatırlanmamak üzere yok olmasını dilediğimi söyledim. Bu yüzden yazmak istemedim, sanki zaten böyle bir öykü yokmuş gibi ama artık her şeyimle varolduğum, kendimi kabullendiğim bir noktada olduğum için kendimi bunu yazarken buldum.

Tesettür; bir fikri, bir dini temsil etmektir. Küçükken tabii ki bunların farkında değildim. Sırf özenmek sebebiyle kapandım, ertesi gün tekrar eski halimde dışarı çıktım. Okulumdaki arkadaşlarım bana tepki gösterince sırf kendimi kabullendirmek için tekrar kapandım, aslında o yaşlardaki biri için bunun ne anlamı olabilir ki? Tekrar açıldığımda annem beni zorla eve sokup kapanmamı söyledi, şu an olsa o baskıya baş kaldırırdım ama küçükken korkuyordum. Aradan zaman geçti, ben de artık bu durumu düşünmemeye başlamıştım. Ta ki büyüdükçe sorgulamalar başlayıncaya kadar.

Aslında bu kısma çok fazla girmek istemiyorum, bu kısım çok daha farklı, aslında zaten başından beri hiç kendim gibi hissetmediğim yabancı bir kimlik içinde özgüvenimi tamamen yitirdiğimi fark ettim. Hayatımın birçok noktasından geri dönüş yapmak zorunda kaldım. Farklı çevrelere girdikçe, fikirlerim şekil aldıkça ait olmadığım bir kalıptan çıkmak isterken buldum kendimi. Sınava girip çıkınca ve üniversiteye gidince bu durumdan kurtulurum sanmıştım, ama ne yazık ki istediğim sonucu alamadım.

Tekrar aynı sıkıntıları yaşıyorum, bu şekilde üniversiteye gitmek büyümek istemiyorum, çünkü evlenirken, iş hayatına adım atarken her zaman olmadığım biri olarak varolacağım.

“Ben” nerede olacağım? Aşık olurken, başarırken “ben” nerede olacağım?

Ailemin bir hayali var, beni oraya koyuyorlar onun etrafında şekillenmem için. Oysa ben o kalıpların çok dışında biriyim. Başörtüsünü çıkaran kadınların çoğu küçük yaşta kapanan insanlar. Aileler bu konuda hassas olmalılar; bir kere hiçbir din, hiçbir fikir hiçbir baskı çocuğunuzun mutluluğundan üstün olamaz. Bırakın herkes özgürlüğe kuşlarını bıraksın, istediği bir birey olsun, baskı sadece beyindeki korkunun yansımasıdır; oysa özgürlük benliğinin yansımasıdır.

Baskı özgürlüğe sökmez. Nice özgürlüklere…

(Görsel: Akira Kusaka)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir