Sıkça Sorulan Sorular

Yalnız Yürümeyeceksin, çeşitli sosyal medya kanallarından birbirlerini tanıyan 10-15 kadın arkadaşın ortaklaşa oluşturduğu bir platform. “Birbirlerini tanıma” evresi, kadın hakları ve özgürlüğü, ifade özgürlüğü, cinsiyetler arası sosyal eşitlik meseleleri üzerine düşünen ve hassas olan kadınların birbirlerini bulup fikir paylaşımı yapılmasıyla oluştu. Beraber geçirilen süreç içerisinde kadın arkadaşların kimilerinin daha önceden başörtülü olduğu, eskiden müslüman olduğu ama artık olmadığı, kimilerinin ise halen başörtüsü konusunda aile ve benliği arasında sıkıntılar içinde olduğu, kimilerinin ise bu tarz bir geçmişlerinin olmadığı ancak dayanışma arzusu içinde olduğu fark edildi. “Yalnız Yürümeyeceksin” platformu bu fark edişin ürünü bir platform olarak ortaya çıktı.

Yalnız Yürümeyeceksin; “hayatının bir döneminde başörtüsü takmış ve çıkarmış, halen takmakta olan ya da takma konusunda aile-çevre ya da herhangi bir taraftan fiziksel ve psikolojik baskı gören kadınların ister isimleriyle ister anonim olarak kendi hikayelerini paylaşmak ve diğer hikayelerden haberdar olmak” amacıyla oluşturulan bir platformdur. Birbirleriyle fikir paylaşımı yapan ve birbirlerine hikayelerini anlatıp yalnız olmadığını fark eden ufak bir grup kadının daha geniş kitleye ulaşmak, onların da hikayelerini dinlemek ve onlara benzer hikayelerin var olduğunu göstermek, benzer hikayelerden doğan görünmeyen ama var olduğu bilinen bir zihinsel dayanışma ağı amacı taşımaktadır.
Hayır. Yalnız Yürümeyeceksin platformunu gerek oluşturanlar arasında, gerek hikaye gönderenler arasında müslüman olan insanlar da bulunmaktadır. Bu platformun hassasiyet noktası “din” değil, “baskı”dır. Yalnız Yürümeyeceksin platformu bir kadının kendi iradesi ve isteğiyle başörtüsü takıyor oluşunu kabul etmektedir. Platformu oluşturanların yaşanmışlıklarından ortaya çıkarak, başörtüsü meselesinin “psikolojik-fiziksel baskı” kısmında odaklanarak oradaki hikayeleri gösterme amacı gütmektedir.
Hayır. Yalnız Yürümeyeceksin platformunun hiçbir örgüt, parti, dernek, cemaat, vakıf vs ile organik bir bağı yoktur. Bu platform tamamen gönüllü bir grup kadın tarafından, bağımsız bir şekilde oluşturulmuştur. Hiçbir finansal destekçisi bulunmamakla birlikte, sitelerin hostingine kadar gönüllü kadın arkadaşların kendi çabalarıyla oluşturulmuş bir platformdur. Ayrıca, dayanışmanın gelişmesi ve kadınlar açısından fayda sağlanabilmesi yönünde desteklere kapalı bir platform değildir.
Birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan 10-15 civarında kişi yolda yürürken çarpışıp yere düşerler. Aralarından biri “Burada çarpışmışken gidip kendimize Yalnız Yürümeyeceksin isimli bir platform kuralım” diye bir fikir ortaya atar… Tabii ki böyle değil. Önceki sorularda cevaplandığı gibi, bu platformu kuran kadınlar birbirini sosyal medya üzerinde “eleştirel feminizm, ifade özgürlüğü, cinsiyetler arası sosyal eşitlik, liberteryen feminist politika, din” gibi konular üzerinde yaptıkları bağımsız fikir paylaşımları sebebiyle tanıyan, birbirleriyle fikir paylaşımı yapan bağımsız kişilerden oluşuyor. Yalnız Yürmeyeceksin platformu bu bir aradalığın sonucuyla ortaya çıkan ancak bir politik taraf belirtmeyen, üzerinde durduğu konu ve dayanışma yönü dışında “proje” içermeyen bir platformdur.
Bir çoğumuz Tom & Jerry filan izliyorduk büyük ihtimalle, çünkü 97-98 yılları arası platform içerisindeki en yaşlı kadın bile 8 9 yaşlarındaydı neredeyse… Şaka bir yana, Yalnız Yürümeyeceksin platformu zorla başörtüsü çıkarılma politikalarını, başörtüsü yasaklama politikalarını kesinlikle desteklememektedir. “Fiziki ya da psikolojik olarak başörtüsü takma, tesettüre girme, çıkarırken zorluk hissetme ve ya çıkaramama vs konusunda baskı” yönünde platform oluşturmak, “zorla başörtüsü çıkarma politikalarını desteklemek” anlamına gelmemektedir. Aynı şekilde, başörtüsü takma konusunda kadınların hissettiği ailesel-çevresel baskılardan, fiziki ya da psikolojik yönlü şiddetten, düşünsel buhranlardan ve bunların bahsedilmesinden söz etmenin meşruiyet ve tutarlılık kazanması için aksine de karşı olunduğunun teker teker açıklanmak zorunda bırakılması, 28 Şubat’a karşıyız beyanlarının istenmesi, başörtüsünün zorla çıkarılmasına da karşıyız diye açıklama yapılmaya itelenmesi ve hatta o hikayeleri anlatıyorsanız bunları da anlatacaksınız şeklinde sahte tutarlılık diretmesi ve meşruiyet verici konumuna geçilip platforma gelen hikayelerin samimiyet belirleyiciliğine soyunulması aslında platformun göstermeye çalıştığı baskının ne olduğunu tanımlamaktadır.