Sanki o dışarıdaki kişi ben değildim.

Muhafazakar bir ailede büyüdüm. 15 yaşında yaz tatilinde babam “arkadaşların hep kapanmış sen ne zaman kapanacaksın” dedi. Sadece tek bir cümle, başka hiçbir şey söylemedi. Ertesi gün kapandım. Kapanmasam kimse zorlamayacaktı. Babamın bir gün bunu söyleyeceğini biliyordum, biraz erken davrandığı için sinir olmuştum sadece.

İçten içe istemesem de kapandım. O yaştaki bir kız çocuğu için babasının takdirini kazanmak önemlidir. Kıyafetlerim de zaten açık değildi. Kısa kollu giyinemezdim. Kapanayım en azından bir tarafa ait olurum dedim.

Lise boyunca kapalıydım ama kendimi hiç güzel ve özgür hissedemedim. En başta doğal değildim. Pantolon üstüne tişört giyip markete gitme özgürlüğüm yoktu mesela. Dışarda modern bir şekilde kapansam da evde hala geleneksel biçimde kapalı oluyordum. Bu beni bir kalıba sokuyordu sanki fikirlerimi bu kalıba göre şekillendirmeliydim.

Oysa farklı olan her şey benim ilgimi çekiyordu. Üniversiteye başlayınca kendimi iyice demode hissettim. Sanki o dışarıdaki kişi ben değildim. Karakterimi yansıtmıyordu giyinişim. Bir bayram sabahı babama açılacağımı söyledim. Hiç bir şey demedi. Ailemden bir baskı görmedim. Ama biliyorum ki, içten içe kapalı bir kız onlar için ideal olandı. Ama 19 yaşında onların takdirini çok da umursamamıştım.

Anne babaların beğenisi bile küçük yaşta bir kız için yanlış yönlendirme olabiliyor ne yazık ki. Her zaman sözlü baskı şart değil. Etkilenmeye açık yaşlarda çocukları yönlendirmek büyük haksızlık. Kapanacaksa bile 18’inden sonra kendi isteği ile kapanmalı.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir