Hem kendime hem de başörtüsüne haksızlık ettiğimi düşündüm.

Merhaba.

Ben 22 yaşındayım. 4 sene kapalı kaldıktan sonra ben de başörtüsünü açmaya karar verenlerdenim. Öncelikle sizi kutluyorum. Ben açılmaya karar verdiğimde keşke böyle bir platformla karşılaşabilseydim. Fakat yine şanslıydım çünkü bütün karalama ve yaftalara rağmen bana destek olan can arkadaşlarım vardı.

Ben 16 yaşında ailemin muhafazakâr oluşu ve giyimime sürekli müdahale etmesinin sonucunda artık gidecek bir yön bulamadığım için kapanmak mecburiyetinde kaldım. Düşünün ki pantolon giymeyi bile yasaklayan bir aile.. O dönem ‘Huzur Sokağı’ diye bir kitap okudum ve artık kapanmaya teslim oldum gibi bir durum oldu. Tabi bunların hepsi bilinçaltı durumlar.

Ben kapandım. Hemen ardından kız kardeşim de beni örnek alarak kapandı. Ablalarım da hep kapalıydı. Fakat hiçbir zaman muhafazakâr bir yaşantım olmadı. Her zaman okur, araştırır ve yazardım. Hiçbir fikre kapalı değildim. Tek başıma gezilere çıkar, otostopla tek başıma şehirleri gezerdim. Ailemle sürekli çatışma halindeydim. Üniversiteye başladım. Sosyoloji bölümü okuyorum ve artık her şey daha net aydınlanıyor.

Sabahları evden çıkarken görüntümü beğenmiyordum. Aynadaki kişi ben değildim. Saçlarıma hayrandım fakat onları bir tek ben evde görebiliyordum. Bir yandan da çevremde “Bir defa kapanan bir insan niye açılsın ki” ya da “Kapalı olmana rağmen senin mezhebin çok geniş” gibi lafları her zaman duyuyordum. Ayrıca inancı olmayan arkadaşlarım da üzerime gelmeye başlamışlardı: “Senin düşünce tarzınla görünüşün hiç uyuşmuyor.” Yani kafam karmakarışık bir hal almıştı.

Toplumsal baskıdan çekiniyordum, ailem ne der diye çekiniyordum, üniversitedeki arkadaşlarımdan çekiniyordum.

Biliyorum ki “Hani sen dindardın ne oldu?” deyip kötü kötü bakacaklar. Baktılar da. Hayatımda şahit olmadığım dedikodular duydum. Neyse ki bunlar çok da önemli değildi. Sonuçta ben görünmek istediğim bir görüntüde değildim ve İslam’ın kadınları kısıtladığını düşünüyordum. Olmak istediğim insan olmalıydım. Rol yapmamalıydım.

Başımda başörtü vardı fakat yaşantım ve düşüncelerim İslam dinine uygun değildi. Bunu artık kaldıramadım. Hem kendime hem de başörtüsüne haksızlık ettiğimi düşündüm. Evet, herkese saygım sonsuz. Herkes görünmek istediği gibi, yaşamak istediği gibi yaşamalı.

Yaklaşık 2 senedir saçlarım açık ve istediğim kıyafetleri giyiyorum. Bu arada ailemin düşüncelerini de Sosyoloji okumaya başlayınca derste öğrendiklerimi onlara anlata anlata  artık törpülenmiştim. Evet, hala muhafazakârlar ama yobaz değiller. Bana tek kelime etmediler. Beni örnek alan kardeşim ve bir ablam da açıldı. Hepimiz için hayırlı olsun. Yaşasın özgürlük!

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir