Ailemin sahip olduğu zihniyete göre ölümüm haktır.

Herkese selam.

Kendimi tanıtarak başlayayım. Ben 20 yaşında, deli dolu, yaşama enerjisi yüksek genç bir kızım. 1 hafta önce kötü bir olay yaşadım; ailemden yıllardır gizlediğim örtünmeyi reddetmiş halimi yengem kuaförde gördü. 1 haftadır hayatım tepe taklak olmuş durumda.

Size nasıl anlatsam, babam bana 2 seçenek sundu; ya üniversitemin bulunduğu yerdeki cemaat evlerinden birinde kalıp üniversiteye oradaki kadınların denetiminde ‘başörtülü’ bir şekilde devam edeceğim ya da evde durup kısmetimi bekleyeceğim.

Elimde maddi bir imkan olsa direkt evden kaçacağım ama ailemin sahip olduğu zihniyete göre ölümüm haktır.

Cemaatin evinde kalmaya devam etsem istemediğim bir kılık kıyafetle, kabul etmediğim bir din anlayışına sahip insanların yanında yatıp kalkacağım. Evde kalırsam zaten yaşayan bir ölümlü olup gideceğim.

Şimdi esas soruyu soruyorum. Bu toplum ve bu zihniyet sahip olduğum kadın bedenine mi düşman, bana mı düşman?

Ailem artık benim gözümde sadece ortak bir kan bağına olduğum insanlar, akrabalarım düşman, arkadaşlarım yetersiz.

Yaşamak istediğim onca güzel hayalim vardı benim ama şu an ölmeyi arzuluyorum. Gerçekten büyük ve dipsiz bir karanlığın içinde ışığı bekliyorum.

Keşke kendi ışığımı kendim oluşturabilecek imkana sahip olabilseydim, keşke…

Paylaş:

Yorumlar (3)

  1. Murat Alver

    Ekonomik özgürlüğünüze konsantre olun. O kısmı çözerseniz gerisi çok daha kolay olur.

  2. Başörtülü değilim ama benzer kısıtlayıcılıkta bir aileye sahibim. Üniversiteye başlarken onlara göre bazı ‘uçarılık’larımı gören ailem il dışı üniversite için aynı şekilde cemaat evinde kalma şartını koymuştu. Veya ailemin evinde üniversiteye gitmek zorunda kalacaktım. Bu şekilde beni istedikleri helal dairede tutabileceklerini düşünüyorlardı. Gerçekten benim için çok önemli olsada sırf onlar istedi diye cemaat evinde kalmamak için istediğim üniversite hayalini kenara koydum, ailemin yanında kaldım. 2 yıl onları affedemedim. Hayatımı türlü kısıtlamalarla şekillendirmeye çalışan ailem bir süre sonra direncimin karşısında geri adım attılar. Şimdi ekonomik özgürlüğüm var ve artık beni kabulleniyorlar. Çünkü sokmak istedikleri o kalıba girmeyeceğimi yıllar alsa da anlamış durumdalar. Demem o ki en kısa nasıl özgür olacağına odaklan. Evde kalırsan üniversite eğitimin engellenecekse rol yap. Kendini güvenceye al. Birilerine bağımlı olmadığın zaman ekonomik mana da,kimseye eyvallahın da olmaz. O zaman ailen de insanlar da seni olduğun gibi kabullenirler. Umutsuz olma. Değişmeyen birşey yok. Dirseğimden kısa kıyafet giymeme izin vermeyen,üniversite çağımda akşam ezanı evde olacaksın, önüne bakıp yürüyeceksin diyen ailem şimdi yurtdışına, dünyanın diğer ucuna erkeklerle iç içe olacağım ‘aykırı’bir meslek için beni güle oynaya yolcu ediyor. Hayallerine tutun, onlar sayesinde o kuyudan çıkacaksın..

  3. Üniversiteni mutlaka oku şimdilik cemaat evi diyorlarsa kabul et orada kendine iş imkanları bul gerekirse ailene haber vermeden arkadaşlarınla ev tut ama mutlaka ve mutlaka okulunu bitir. Ailenle evde kalmak sana hiçbir şey katmaz ileride çok daha pişman olursun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir