Kahkahamı bastırmak istemiyorum.

Okuyorum. Hayallerim var. Kısaca bu.

Kafanızda oluşacak imgeye katkısı olacaksa eğer; omuzlarımda koyu kahverengi, kalın ve kabarık saçlarım var. Zamanla özgürlükle bağdaştırdığım saçlarım var. Uçlarına tuzlu deniz suyunun değdiğini düşlediğim saçlarım var.

Araba camından vuran rüzgarda uçuştuğunu hayal ettiğim saçlarım var.

Bir saç teline bu kadar anlam fazla mı? Haklısınız. Bana da bu öğretildiğinden belki. Ortaokulun sonunda saçlarımın erkeklerin görmemesi gerekecek kadar önemli olduğu vurgulanıp örtmem için teşvik edildiğimde, gittiğim Kur’an kurslarında saçlarımı taradıktan sonra bile kimsenin görmeyeceği şekilde çöpe atmam gerektiğinden bahsedildiğinde, lisenin sonunda takmadığım bonem yüzünden kötü bakışlara maruz kaldığımda, üniversitede yaz sıcağında başörtümü boynumu açıkta bırakacak şekilde doladığımda yurt yemekhanesinde laf atıldığında öğrenmiş olabilirim. Saç teline bu kadar çok anlamı, eğitimini almak istediğim fakat her role giremeyeceğim için mümkün olmayan tiyatroya her gidişimde ağlamak isteyince yüklemiş olabilirim. Saç teline bu kadar anlamı gecelerce düşünüp sorguladığım dine rağmen sabah başımı örtüp çıkmak zorunda olduğumda yüklemiş olabilirim. İnanmakta zorluk çektiğim şeyleri sırf temsil ettiğimi düşündüğüm için savunmak durumunda kaldığımda yüklemiş olabilirim.

Saç teline bu kadar anlamı LGBTI bireylere destek olmak isteyip başörtülü oluşumdan dolayı tepki göreceğim için yapamadığımda yüklemiş olabilirim. Saç teline bu kadar anlamı kadınları savunduğumda ve eşitlik istediğimde ”Sen müslümansın, inandığın dinde bu yok” denilerek eleştirildiğimde yüklemiş olabilirim. Ha yine haklısınız, tüm olay saçlarda değil. Onun üzerinden içimi açmak istedim, size bazı şeylerin sandığınız kadar kolay olmadığını göstermek istedim. Ama konuşmak kolay, konuşun. ”Dayansaydın, ayıp” deyin. ”Ailenden ayrı bir şehre gittin bozuldun; senin istediğin cozutmak, boşuna dramatize etme” deyin.

Evet benim derdim cozutmak. Kahkahamı bastırmak istemiyorum. Bisiklete bindiğimde başörtüm bozulur mu diye düşünmek istemiyorum. Kadınlara özel spor salonu aramak istemiyorum. Ayağa kalkamayacak kadar hastayken bile örtü yapmak istemiyorum. Balkona çıkarken uzun hırka aramak istemiyorum.

Ben sakızımı şişirip patlatmak istiyorum. Renkli renkli kolyeler küpeler takmak istiyorum. Ojeler sürmek istiyorum. İşte bu yüzden açtım başörtümü, bozdum yarım yamalak tesettürümü. Çoğu kız kardeşimden de kolay atlattım bu süreci. Babam destekti, buna rağmen uykusuz kaldım, huzursuz oldum. Kendime yabancılaştım, kendimle kavga ettim, her ayrıntıyı düşünmekten başım ağrıdı. Ama evet, ben kötü kız olmuştum.

Aynen öyle, uslu kız olmaktan çok sıkıldım.

Yoldan çıkış nerede?

 

Paylaş:

Yorum (1)

  1. Özgürlük Emek İster (Bulutsuzluk Özlemi)

    Aç güzelim saçını
    Savursun rüzgar
    Aç güzelim saçını
    Güneş parıldatsın
    Aç güzelim saçını
    Yağmur ıslatsın
    Dökülsün damlalar
    Tellerinden
    Biliyorum seni saran o çemberi
    Biliyorum özgürlük emek ister…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir